Archive for July, 2009

>patlıcanı sevmek

Posted: July 26, 2009 in Uncategorized

>Tatil havasında kendimi bıraktım zamana, biriktiriyordum bir şeyler yazmak için.

Çünkü durgunluk fırtına habercisi oluyor çoğu zaman.

Bu uzun düşünmeleri, yürüyüşleri hayal ettim. Uzun okuyuşları ve dokunuşları.
Geniş vakitler yaratamıyorum bu gerçekliğe.
Biriktirdiğim yalnızlık yük olmuş omzuma, yürüdükçe ağırlaşan.
Yavaş yavaş bırakıyorum yollara bir kısmını.

bu halimi seviyorum; patlıcanı sevmek gibi, nasıl yapıldığını önemsemeden.

>uçuk

Posted: July 14, 2009 in Uncategorized

>



böyle bir geceydi

anımsadım
zifiriydi sözlerin
gözüme kuşlar geldi
gitmedi o vakit
beyaz beyaz
çırpındı kahrı zamanıma
oysa düş
oysa ben
bir uçuk gibi vardım ansızın
dudağının kenarına
böyle bir geceydi


temmuz /ankara

>biraz kül biraz duman

Posted: July 12, 2009 in Uncategorized

>http://video.eksenim.mynet.com/ahsen7168/nesrin-sipahi-biraz-kul-biraz-duman/157321.swf

>nihavend

Posted: July 12, 2009 in Uncategorized

>Daha bir ıstırab ile okuyorum gündelik olanı. Çok istemek, arzulamak ve aklım arasında o bitmek bilmez mücadele akşamı ettiriyor sağ olsun. Sonra bintürlü soru hani kırktilki dolanmak gibi. Yerimden sayıkladığım uzakları daha bir uzak ediyorum kafamda. Ve ev hayatı. Daha bir ataerkil gündelik boğuşmalar. Yalnız kalsam diyorum. Şu gürültü yapan kelebek odamdaki. Çıksın diye pencereyi açıyorum. Çok gürültülü çok. Kafka’ya özeniyorum yine de, ne kadar kendinle kalsan yine kalabalık.

Çevremdeki hızlı koşuşlar yoruyor beni, ağır adım “yavaş hareketine” çoktan meğil etmiştim. Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden misali… Ağır ağır olacak, aşk ağır ağır… Birdenbire duracak kalbim ama aşk ağır olmalı yine de.

Sabretmeyi deniyorum, odam sıcaklaşıyor. Her çizgisini yeniden keşfediyorum yüzümün. Bir ses ile irkilecek yazmalarım ise kesik kesik geliyor. Yavaş yavaş nefes alıyor, yavaş yazıyorum.


“biraz kül, biraz duman
o benim işte…”

Tozlanmış kitaplarıma büyük haz ile yeniden dönmenin sevinci içerisindeyim yine de. Canetti tavsiyesi iyi geldi. Önceden okuduğum Kafka ile ilgili kitaba yeniden döndüm. Bir de sözü aklımda yazarın: “ne kadar çok kitabın varsa o kadar yalnızsın”

Bakıyorum raflara, epey çoğalmışlar. Yavaşça kalkıyorum, bir çay yapıyorum.

>

>klaket

Posted: July 8, 2009 in Uncategorized

>

Kısa filmimi çekmeye niyet edeli uzun bir zaman olmuştu. Önce amatör bir kamera edindim. Teknik ve senaryo işleri ile uğraşıyorum. Umarım yaz sonu iyisiyle kötüsüyle bir şey çıkar ortaya.


Temmuz; sıcak bir yaz yağmur ile dünyaya gelmişim dünyaya…taaa 24 yıl önce.
yaşlandık velhasıl, daha bir yalnız..

neyse ki umudu eksik etmeyen dostlarım var yanımda; elime klaket tutuşturan hediye olarak 🙂
bir de iskenderun döneri, bol kalorili..

iyi ki varsın, varsınız..


>kaybolan yıllar

Posted: July 7, 2009 in Uncategorized

>

Link: Sezen Aksu Simdi bana kaybolan yillarimi

>yüksek ökçeler

Posted: July 6, 2009 in Uncategorized

>
çıkmıştım gökyüzüne

ökçem kırık
bileğim bükük ezele
tutundukça bir buluta
elimden kayar yağmur
ve hazin manzara
hep beni bulur
yüksekte
ökçelerimle
kalırım kendimle.

saat vurur yüzüme
gözüm denizlerde
bir sokak şehrimde
bir umut şehrimde
yürürsün hayalimde

ama yüksek benim ökçem
bükük bileğim boynum
ağlar durur gök

>yetmez mi?

Posted: July 5, 2009 in Uncategorized

>

“Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatım boyunca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım. ” (o.atay)




düşün, düşün…..
yetmez mi?

>kırık zamanlar

Posted: July 3, 2009 in Uncategorized

>ben

içimde bağırmaklığımdayken
sen

sıcacık bir zamanı seçtin.
ben

soğukluğumda ellerimin
dokunsan yanacaktı yüreğim.
sen

gittin.
kırık zamanlara
kaldım.
sevdiğim.